YAŞANILABİLİR ŞEHİRLER
Çoğumuzun aklında aynı soru var: Nerede yaşayabilirim? Herkesin cenneti farklı, kiminin hayallerini balıkçı kasabaları, kimininkini ışıltılı metropoller süslüyor. Bazılarınınkini de pahalı olmayan bir ortadirek kenti...
Peki, Türkiye’nin en yaşanabilir ili hangisi? Hangi iller, hangi özellikleriyle öne çıkıyor? Hangileri geçen yıla göre daha iyi, hangileri daha kötü düzeyde?
CNBC-e'nini ilkini geçen sene yaptığı “Türkiye’nin Yaşanabilir İller Araştırması” bu sene ikinci kez hayata geçti. Bir önceki araştırmada sıralamayı belirleyen 28 kriterden bazıları elendi ve yerlerine yenileri eklendi. Bu yılki araştırma 34 kritere dayanıyor. Bu kez içerikte de önemli bir değişiklik yapıldı. Geçen yıl sadece 25 ilin verileri kullanılmıştı, bu yıl 81 ilin tümünün verilerine yer verildi.
Geçen seneki araştırmada listenin başında yer alan Ankara ile sonundaki Ağrı'nın bu senede yerlerini koruyor. Araştırmada esas alınan kriterler üzerinden ''yaşanabilir iller'' sıralaması şöyle:
''Ankara, Eskişehir, İstanbul, Antalya, Trabzon, Edirne, Isparta, İzmir, Artvin, Kırklareli, Kırıkkale, Bolu, Kocaeli, Karabük, Karaman, Sinop, Elazığ, Mersin, Kayseri, Zonguldak, Muğla, Bursa, Çanakkale, Samsun, Kastamonu, Adana, Uşak, Balıkesir, Denizli, Gümüşhane, Rize, Burdur, Yalova, Nevşehir, Erzurum, Kütahya, Aydın, Giresun, Tekirdağ, Bartın, Malatya, Manisa, Niğde, Kırşehir, Sivas, Çankırı, Ordu, Erzincan, Çorum, Tunceli, Amasya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Bilecik, Kilis, Tokat, Konya, Sakarya, Osmaniye, Bayburt, Hatay, Gaziantep, Düzce, Aksaray, Afyonkarahisar, Bingöl, Yozgat, Van, Iğdır, Siirt, Bitlis, Mardin, Ardahan, Kars, Muş, Batman, Şırnak, Şanlıurfa, Hakkari, Diyarbakır, Ağrı.''
Araştırma sonuçları hayli çarpıcı
Metropollerin yükselişi bütün açıklığıyla görülüyor. İstanbul, Antalya ve İzmir’in basamakları beşer onar tırmandığına şahit oluyoruz. Başta Kırklareli, Karaman, Kayseri ve Gümüşhane olmak üzere pek çok flaş şehir var. Ama en alttakilerin kıpırdanamadığını da görüyoruz. Geçen yılın en kötü durumundaki 10 ili bu yıl da aynı yerdeydiler. Hareketlenmeleri kendi aralarında yer değiştirmekten ibaretti.
Araştırmadan pek çok şey öğrenildi
Örneğin Antalya'da her iki yetişkinden birinin otomobili olduğunu... Mersin'de ciddi bir opera bale izleyicisi bulunduğunu... Artvin'in en çok devlet yatırımı alan il olduğunu... Kars'ta tiyatroya olan ilginin yoğunluğunu...
İŞSİZLİK ORANLARI
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) il bazında işsizlik rakamlarını ilk kez açıkladı.
2009 yılında Türkiye genelinde işsizlik oranı yüzde 11 olarak belirlendi.
TÜİK'in çalışmasının sonucuna göre, işsizlik oranının en yüksek olduğu iller sırasıyla, Şırnak (yüzde 22.1), Adana (yüzde 20.5) ve Hakkari (yüzde 18.3) olarak tahmin edildi.
İşsizlik oranının en düşük olduğu iller ise sırasıyla, Ardahan (yüzde 3.7), Kars (yüzde 4.1) ve Bayburt (yüzde 4.7) olarak öngörüldü.
İşgücünün önemli bir göstergesi olan işgücüne katılma oranı, 2008 hanehalkı işgücü araştırması yıllık sonuçlarına göre Türkiye genelinde yüzde 46.9 olarak tahmin edildi.
İşgücüne katılma oranının en yüksek olduğu iller sırasıyla, Rize (yüzde 66.3), Gümüşhane (yüzde 65.4) ve Artvin (yüzde 62.5) olarak tahmin edildi.. İşgücüne katılım oranının en düşük olduğu iller ise sırasıyla, Diyarbakır (yüzde 26.9), Siirt (yüzde 27.2) ve Şırnak (yüzde 29.8) oldu.
İSTANBUL'DA 660 BİN KİŞİ İŞSİZ
İstanbul'da işsizlik yüzde 11,2 olarak tahmin edildi. Buna göre Türkiye'nin en büyük kentinde 660 bin işsiz bulunuyor. Kentte istihdam oranı yüzde 41,3, işgücüne katılma oranı yüzde 46.5 oldu.
Başkent Ankara'da işsizlik yüzde 11,8 olarak hesaplandı. 4.6 milyon nüfuslu kentte istihdam oranı yüzde 39,7, işgücüne katılma oranı yüzde 45.
Büyük kentlerden İzmir'de işsizlik yüzde 11,8, istihdam oranı yüzde 39,9, işgücüne katılım yüzde 45,2 olarak hesaplandı.
Bana göre :
Yukarıdaki araştırmaların önemli firmalar tarafından yapıldığı muhakkak. Ama kriter olarak neyi veya kimi aldılar belli değil. Memleketim bir çok büyük şehri geride bıraktığı görülüyor. Bu da gurur verici tabiî ki. Kendi adıma iftihar ettim. Ama şehir hayatına alışan ve Edirne’den Iğdır’a bir çok şehir dolaşan biri olarak benim memleketim bu imkansızlıklarla sonlarda olmalıydı. Çünkü:
· Ne kadar işsizlik oranında başlarda görünse de (herhalde nüfusunun az olduğundan) genç biri için iş alanı hiç yok denecek kadar azdır.
· Toprağı pek verimli değil, sulama kanalları olmadığından, hava şartlarının genelde soğuk olduğundan ve arazinin engebeli olup işlenemediğinden yeterince tarım yapılamamaktadır.
· Devletin yeterli desteği vermeyip köylüyü yeterli şekilde yönlendirmediğinden hayvancılıkta bitme noktasına gelmiştir.
· Memleketimiz bir çok ünlü ve devlet adamı yetiştirdiği halde yeterince yatırım yapılmamış, ne önemli bir spor tesisi, ne bir kültür merkezi, nede eğlence ve alışveriş merkezi açılmıştır.
· Eğitime gelince yeni yeni üniversite yapılıyor inşallah gelişir ama taban zayıf. Zeki insanlarını olduğunu bildiğim memleketimde fen ve Anadolu liselerine ağırlık verilmemiş.
· Bunların yanında ulaşım imkanlarının zorluğu, alt yapı sıkıntıları, banka ve hastanelerin yetersiz olması, istediğin ürünü bulama veya pahalı temin edebilme, son dönemlerde çıkan terör olaylarının halkı rahatsız etmesi vb… daha örnekleri arttırabiliriz.
Acı ama gerçek olan bu, memleketim tabi yaşanılabilecek yer, ama emekli olupta normal bir geliri olan, çalışmak zorunda olmayan, kimsesi ve sıkıntısı olmayan biri için veya da büyük şehrin gürültüsünden bıkan veya kafasını dinlemek isteyenler için tatil amaçlı olarak tam ideal bir yer.